⛄ Soya Soslu Fıstık Zararlı Mı
SdQJ1M. Soya sosu ne yazık ki adında 'soya' olduğu için onun sağlıklı olduğunu söyleyenlerin iddia ettiği gibi sağlıklı bir ürün değil. Soya yağı da sağlıklı değil. Pek çok diyetisyenimizin iddia ettiği gibi, 'sıvı yağları karıştırıp kullanma'nın sağlığınız açısından hiç bir olumlu yanı yok. Çünkü rafine edilmiş yağların hiç birinin içinde o bitkinin rafine edilmeden önce içerdiği besin maddeleri yok. Hepsi valizlerini toplayıp çoktan terketmiş oluyorlar soyayı, mısırı, ayçiçeğini... Ne market raflarında bir kaç liraya satılan soya sosları, ne de rafine edilmiş soya yağları sağlıklı. Amerikan soyasını övmek için gelen uzman doktorlar 'rafine' edildikten sonra hala sağlıklı olup olmadığını sorduğunuzda yampiri yanıt veriyorlar. Biri sodyumdan ibaret, öteki ise yağdan. Reklam bir balon. Sadece 'reklamveren'lerin ve 'reklamtaşıyan'ların kesesini dolduruyor o Kuşhan diyet dergisinin Şubat 2007 sayısı için baklagillerle ilgili bir yazı hazırlamıştım, soyanın da tüm heybetiyle yer aldığı bir yazı. Soya fasulyesi üzerine yapılmış pek çok araştırma sonucunda, onu yere göğe sığdıramıyor pek çok farklı şekilde, pek çok farklı yerde kullanmak mümkün. Soya sütü süt yerine, sütün kullanıldığı yerlerde; soya eti ve kıyması et ve kıymayla yapılan bütün yemeklerde et ve kıyma yerine; soya filizi salatalarda ve sebze kavurmalarında; soya peyniri tofu çorbalarda, salatalarda, sebze kavurmalarında, sandviçlerde, nohut ununa bulanıp kızartılarak, soya sosuyla marine edilip fırında pişirilerek, omlet olarak... Liste uzun ama sizi yanlış yönlendirmek istemem. Ben soya eti ve kıyması kullanmıyorum. İki nedeni var. Birincisi etyemezliği seçtiğimden beri ete benzer şeylere karşı heyecan duymuyor olmam. İkincisi ise bu ürünlerin genleriyle oynanmış soya üretiminde dünyanın en yüksek payına sahip ülkelerden ithal ediliyor olması. Önümüzdeki günlerde burada tanıtacağım bir dostum, Ahmet Nedim Nazlıcan ki kendisi hayatını soyaya adamış bir ziraat mühendisidir, kendi deyimiyle 'yarı ekolojik' olarak yetiştirdikleri soya fasulyelerinden gönderiyor bana. Üstelik piyasadakilerden çok daha ucuza. Ben de onu kullanıyorum. Börekler, lahmacunlar bile yapıyorum ıslatıp mutfak robotundan geçirerek püre haline getirdiğim soya kırıklarıyla. Soya kırıklarıyla yaptığım kekler, soyalı değil fındıklı gibi oluyor. Evet soya sağlıklıdır. Ancak emin olun ki her yemeğe 'sağlıklı' dediler diye tuz gibi gezdirdiğiniz soya sosu değildir sağlıklı olan. Derseniz ki gerçek soya sosunu, 'tamari'yi kullanıyorum, o zaman sesimi çıkarmayacağım inanın. Bakın onu kullanın işte. Türkiye'de ne yazık ki satılmıyor tamari. Gerçek bir ürün olduğu ve yapımı meşakkatli olduğu için de market raflarını dolduran sodyum bombası soya sosları kadar ucuz bir ürün değil. Belki de bu yüzden satılmıyordur.Piyasada satılan 'ticari' soya soslarıyla ilgili şu bilgileri vermek istedim "Ticari soya sosları genellikle bir petrol yan ürünü olan heksan hexane yardımıyla yağından ayrılan soya fasulyesiyle yapılır. Süreçte kullanılan yapay fermente yöntemleri genetiğiyle oynanmış enzimler içerir. Doğrusunu isterseniz çoğu soya sosu bol miktarda tuz ve şeker içeren karamel rengi verilmiş sudan ibarettir."Kaynak ve soyadan yapılabilecek ürünlere soya sütü, tofu, soya kırıklarıyla yapılabilecek kekler vs en çok yer verdiğim kitaplarMevsimlerle Gelen Lezzetler, Oğlak Yayınları, İstanbul, 2002Tak Koluna Sepeti Bodrum Pazarından Tatlar, Renkler, Portreler, Oğlak Yayınları, İstanbul, 2003Mutfakta Zen, Dharma, İstanbul, 2003 Mutfakta Zen bir kaç ay önce yeni baskısıyla kitapçı raflarında -sadece bir kısmının ne yazık ki- yerini aldı. Onu görmeyi özlemiştim kitapçı raflarında. Bana merhaba dedi tekrar.
Son yıllarda medyada çıkan “kırmızı etten daha ucuz ve sağlıklı et”, “alerji yapmayan süt”, “kanserden koruyan yiyecek”, “ucuz protein kaynağı”, “anne sütünden daha iyi bebek maması” gibi haberlere bakarsak soya sütü, soya yağı, soya protein tozu, soya peyniri, soya fıstığı, velhasıl soyalı tüm ürünler çok faydalıymış. Hatta taklit soya et, sucuk, sosis gibi şarküteri ürünleri bile yapıldı. Üstelik çok da ucuz. Uzakdoğuluların uzun ömürlü olmalarını da soyaya bağlıyorlar. Bütün bunlar ne kadar d İşte Prof. Dr. Ahmet Aydın'ın açıklamaları... Soya sağlıklı bir yiyecek mi? Son yıllarda medyada çıkan “kırmızı etten daha ucuz ve sağlıklı et”, “alerji yapmayan süt”, “kanserden koruyan yiyecek”, “ucuz protein kaynağı”, “anne sütünden daha iyi bebek maması” gibi haberlere bakarsak soya sütü, soya yağı, soya protein tozu, soya peyniri, soya fıstığı, velhasıl soyalı tüm ürünler çok faydalıymış. Hatta taklit soya et, sucuk, sosis gibi şarküteri ürünleri bile yapıldı. Üstelik çok da ucuz. Uzakdoğuluların uzun ömürlü olmalarını da soyaya bağlıyorlar. Siz ise soyaya karşı çıkıyorsunuz, neden? Gerçekten de Uzakdoğu'da, özellikle eski Çin uygarlıklarında soyaya çok değer verilmiş. Hatta Çin'de Chou hanedanlığı döneminde soya fasulyesi; çavdar, buğday, darı ve pirinç ile birlikte 5 kutsal tahıldan biri olarak kabul ediliyormuş. Daha erken döneme ait gravürler soyanın bir yiyecek olarak değil bir münavebe bitkisi azot kaynağı olarak kullanıldığını ve ancak kıtlık zamanlarında, diğer yiyecekler zor bulunduğu için yenildiğini gösteriyor. Soyanın bolluk zamanlarında da bir yiyecek olarak kullanılması Chou hanedanının son dönemlerinde 1134 - 246 ancak fermantasyon tekniklerinin bulunmasından sonra mümkün olmuştur ama yine de hiçbir zaman ana yiyecek olmamıştır 1. Son iki bin sene içerisinde ise soya Uzakdoğu'da ancak fermente edildikten sonra tüketilmiş. Fermentasyon uygulanan soyalı gıdalar mizo, soya sosu, tofu ve tempeh gibi birkaç çeşit gıdadan ibaret. Fermantasyon çok önemli, çünkü bu sırada soyanın bütün olumsuz özellikleri minimale inmekte. Peki fermente edilmemiş soyanın ne gibi zararları var? Mesela soya protein sindirimini sağlayan tripsin enziminin etkisini bozuyor. Ayrıca içerdiği fitatlar kalsiyum, demir ve çinko gibi hayati minerallerin bağırsaktan kana geçmesini azaltıyor. Soyanın diğer zararları arasında D vitamini eksikliği, osteoporoz, hazımsızlık, alerji, bağışıklık yetersizliği, tiroit hastalıkları, bunama, kısırlık, kanser ve kalp kası hastalığı da var. Fermantasyon soyanın yukarda saydığımız birçok toksik etkisini gidermekte. Ama piyasada satılan ve yüzlerce yiyeceğin içinde bulunan soyanın soya sütü, soya yoğurdu, soya peyniri, soya dondurması, soya proteininden yapılmış salam, sosis gibi et çeşitleri çoğu fermente değil. Hâlbuki Çinliler, Koreliler, Vietnamlılar ve Japonlar bizlerin sandığı gibi hiçbir zaman soyadan yapılan peynirler, soyalı tatlılar, soya sütleri ya da taklit soya şarküteri etleri tüketmiyorlar 2. Soya proteini izolatı üretimi yapılırken eklenen ya da yapımı sırasında oluşan nitritler, lizinoalanin, alüminyum, mono-sodyum-glutamat MSG ve flor bileşikleri gibi çeşitli toksinler var. Bunlardan nitritler ve flor kanserojendir. Halbuki geleneksel fermente soyada bu toksinlerin hiçbiri yok. Aslında günümüzde Çin'de tüketilen soya miktarı gıda sanayicilerinin abarttığı gibi fazla değil. Mesela 1998'de yayınlanan bir araştırmaya göre günlük soya proteini tüketimi iki tatlı kaşığından daha az erkekler için 8 gram, kadınlar için 7 gram. Ünlü “Cornell Çin Çalışması”na göre Çin'deki baklagil tüketimi 0 ile 58 gram arasında değişmekte ortalama 12 gram. Yine 1930 yılında yapılan bir araştırmaya göre Çinlilerin diyetinde domuz eti toplam kalorinin yüzde 65'ini oluştururken soyanın buradaki payı sadece yüzde Hâlbuki Amerikan hükümetinin kalp-damar hastalıklarından korunmak için halka tavsiye ettiği günlük en az yenilmesi gereken soya miktarı bunun neredeyse 3 misli 3. Günümüzde insanlar ne kadar soya yediklerinin de farkında değiller. Çünkü herhangi bir markete gittiğimizde raftan aldığımız birçok paket gıdanın salam, sosis, sucuk, köfte, hazır et suları, hazır çorbalar, hazır salata sosları, paket cipsler, paket bisküviler, paket çikolatalar vs. içerisinde soya ya da soya yağı var. Soya kıyması ne menem bir şey? "Soya kıyması" adıyla satılan ürün yağı alınmış soya küspesi. 25 Kg torbalarda kg fiyatı 1,5 TL'ye satılıyor. Kullanırken ılık suyla ıslatılıyor ve 1 kg soya kıyması 3 kg su emiyor. Yani bu durumda kilosu geliyor. Gerçek etin kilosu 30 TL olduğuna göre oldukça karlı bir iş bu. Annemin köftesi' diye satılan hazır köfteler bu kıymadan mı yapılıyor? Evet, aynen öyle; yani et diye soya küspesi satıp, bir de utanmadan annemin köftesi diye reklam yapıyorlar. Marketlerde satılan bazı sosislerin üzerine %100 dana yazıyor. Buna rağmen etten çok daha ucuz satılıyor. Nasıl oluyor bu? Doğru bunların içinde dana var ama miktarı çok az. Bu çok az miktarda olan hayvani ürünün, %100'ü dana. Üstelik sosisin üzerinde %100 dana' yazıyor, ama dikkatinizi çekerim %100 dana eti' yazmıyor. Çünkü dana eti değil, dana siniri var içinde. Bunların hepsi yasal. Anlayacağınız şeriatın kestiği parmak acımaz' diyorlar. Ama Gıda Mühendisleri Odası bu konularda dişe dokunur şey söylemiyor nedense; hatta hiç birşey söylemiyor desem daha doğru. Fermente edilmemiş soya kansere neden olabilir dediniz. Hâlbuki basında hep soyanın kansere karşı koruyucu olduğu yazılıp çiziliyor? Gıda sanayicileri ve birçok bilim adamı meme, prostat ve kalın bağırsak gibi kanserlerin Uzakdoğu Asya ülkelerinde daha az görülmesini bu ülkelerdeki fazla soya tüketimine bağlamaktalar. Bu iddiayı savunanlar soyanın kanserden önleyici etkisini içerdiği izoflavon adlı bileşiklerin zayıf östrojen etkisine bağlamaktalar. Gerçekten de soya izoflovanları belli miktarlarda tüketildiklerinde vücutta yapılan östrojenlerin güçlü etkilerini zayıflatarak meme ve dölyatağı kanserlerinin tehlikesini azaltabiliyorlar. Halbuki Uzakdoğu ülkelerinde yemek borusu, mide, tiroit, pankreas ve karaciğer kanserleri de daha fazla görülmekte. Soya tüketiminin bazı kanserleri azaltırken bazılarını artırmasını izah etmek güç. Bazı uzmanlara göre bu paradoks bahsedilen ülkelerdeki diğer beslenme gelenekleri aşırı tuz, tütsüleme vb ile ilişkili. 1994 yılında Mark Messina'nın yaptığı bir meta analize göre 26 hayvan çalışmasının yüzde 65'inde soyanın kansere karşı koruyucu olduğu; diğerlerinde ise etkisiz olduğu ya da kansere yol açtığı saptanmış 4. Aynı araştırıcıya göre insan çalışmalarının sonuçları ise daha da belirsizmiş. Bu çalışmaların bazılarında soya tüketimi ile kanser olasılığı arasında ters bir orantı saptanırken, çalışmaların çoğunda böyle bir ilişki bulunmamış, hata soyanın kansere yol açtığı belirlenmiş. Son on yılda yapılan birçok çalışma işlenmiş soyadan zengin gıda ile beslenmenin meme, mide, kalın bağırsak ve uterus döl yatağı kanserlerine karşı koruyucu olmadığını; hatta bu organlardaki kanserleri arttırdığını göstermekte. Soyanın içerdiği bitkisel östrojenler fazla tüketilirse bazı kanserleri önlediği gibi bazılarına sebep de olabilir. Yani, “soya kanseri önler” iddiası çok doğru değil, aşırı tüketim halinde kanser tehlikesi yaratabilir soya. Dikkat etmek lazım. Aslında sorun tüketilen soyanın fermente olup olmadığı. Bilindiği gibi Uzakdoğulular soyanın geleneksel fermente şekillerini tüketirler. Hâlbuki Batı dünyasında geleneksel soyalı yiyecekler yerine, işlenmiş soyalı yiyecekler yenir. Birçok tüketici salam, sosis, kıyma, sucuk, pastırma gibi et ürünlerinden bilmeden fazla miktarda soya alabilir. Soya için belirlenen bir dozun olmaması tehlikeyi büyük ölçüde artırmakta. Araştırıcılar soyalı mama ile beslenen yedi bebekteki östrojen düzeylerinin adet dönemleri olan erişkin kadınların kanlarındaki östrojen düzeylerine eriştiğini göstermişler 5. Sadece soyalı mama ile beslenen bebeklerin aldıkları östrojen miktarı vücut ağırlığına göre ayarlandığında en az 5 doğum kontrol hapına karşılık gelmekte 6. Son yıllarda kız çocuklarının çok erken yaşta ergenliğe girmelerinde soyanın payı az değil. Soyalı mama ile beslenen maymunların testosteronlarının yüzde 70 daha düşük olduğu da gösterilmiş 7. Herhalde genç Uzakdoğulu rahiplerin cinsel isteklerini bastırmak için soya yemeleri bu yüzden olsa gerek. Son yıllarda erkek çocuklarda görülen meme büyümesinin jinekomasti de sorumlusu olarak bitkisel östrojen kaynağı soyalı gıdaların aşırı tüketilmesi gösterilmekte. KAYNAKLAR SH. Food and Biocultural Evolution A Model for the Investigation of Modern Nutritional Problems. Nutritional Anthropology, Alan R. Liss Inc., 1987, p 50. Yimsel. Doğru Beslenmeyle İlgili Yanlış Bildiklerimiz. Hayykitap, İstanbul 2006. C, Takatsuka N, Yoko Kurisu Y, Hiroyuki Shimizu H. Decreased Serum Total Cholesterol Concentration Is Associated with High Intake of Soy Products in Japanese Men and Women J Nutr 1998; 128209-213. MJ, Persky V, Setchell KD, Barnes S. Soy intake and cancer risk a review of the in vitro and in vivo data. Nutr Cancer. 1994;212113-31. KDR, Zimmer-Nechemias L, Cai J et al. Exposure of infants to phyto-estrogens from soy-based infant formula. Lancet. 1997350 23-7. C, Fitzpatrick M, Robertson I, Woodhams D. The Potential Adverse Effects of Soybean Phytoestrogens in Infant Feeding, N Z Med J. 199524;1081000208-9. RM. Infant feeding with soy formula milk effects on the testis and on blood testosterone levels in marmoset monkeys during the period of neonatal testicular activity. Hum Reprod 2002 Jul;1771692-703. Prof. Dr. Ahmet AYDIN İÜ Cerrahpaşa Tıp Fak. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD Metabolizma ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı
Watchers Başlığı izleyen üye sayısı 4 üye. Arkadaşlar kuruyemişçilerde soyalı fıstık denen bir ürün var biliyorsunuzdur. İnternette araştırdım ama pek bilgi edinemedim. Türkiye dışında başka yerde de yok sanırım bu ürün. Nasıl yapılır, üstündeki gerçekten soya mıdır, besin değerleri nedir vs. bilen var mı? Bu üründen bahsediyorum. Offline vanesy Üye Katılım 21 Ocak 2009 Mesajlar 360 Beğenileri 177 Ödül Puanları 53 Meslek mimar bu ürünler ilk çıktığırnda soyayla yapılıyordu. leblebisi filan da vardı. artık un ve yağ ile yapıyorlar. un da ne unu hatırlamıyorum ama soya unu değil. uzak durmak lazım o zaman? Offline vanesy Üye Katılım 21 Ocak 2009 Mesajlar 360 Beğenileri 177 Ödül Puanları 53 Meslek mimar bu ürünler artık marketlerde ambalajlı da satılıyor. bu sayede besin değerlerine ve içeriğine bakabilmiştim. ve almamaya karar vermiştim. sossuzları, kaplamasızları sporcu için daha uygun. şu an yazamıyorum, söylediklerimin havada kalması da hoşuma gitmiyor ama, kesin hatırlayamadım bir türlü. markette tekrar görürsem bakıp yazarım. Offline MegriM Üye Katılım 22 Ağustos 2012 Mesajlar 19 Beğenileri 7 Ödül Puanları 0 Bu ürün nasıl yapılıyor, muhteviyatı nedir gerçekten merak ediyorum. Soyalı Fıstık / Topy Fıstık adı her neyse, bol şekerli, pek sağlıklı olmayan bir kaplama var gibi üzerinde. Offline uzzman Yeni Üye Katılım 10 Eylül 2012 Mesajlar 280 Beğenileri 52 Ödül Puanları 0 Yer fıstığı alın fiyat olarak en iyisidir, kilosu 10 lira. Sayfayı Paylaş
Soya Fıstığı Zararları Nelerdir?İçerisinde bolca sodyum bulunduran soya fıstığı, kalp ve tansiyon hastalıkları için risk taşıyabilmektedir. Tuz tüketmemesi gereken kişiler bu fıstığı yememelidir. Soya ve fıstığa alerjisi olan kişilerde bu fıstığı yediklerinde alerjik reaksiyon yaşayabilirler. Böyle bir durumla karşılaştığınızda hekiminize başvurmanızı şiddetle tavsiye ederiz. Soya Fıstığı Nasıl Yapılır?Güney Amerika’da yetiştirilen ve geliştirilen ve artık ülkemizde yetiştirme imkanımız olan fıstık, soslu çeşitleriyle de lezzetlendirilmektedir. En sevilenler arasına girmiş olan lezzetli soya fıstığı hakkında bilgileri yazımızda okuyabilirsiniz. Soya fıstığı diğer adı ile soya kaplı fıstık, kabuklu fıstığın soya sosu ile üretilen halidir. Sofralarımızın en lezzetli atıştırmalık ürünlerinden biri olan fıstık, soya sosu ile kavrulan fıstık, hafif bej rengini alır. Yuvarlak bir şekli vardır ve firmalar halinde üretilerek paketlenmiş halde satılır. Soya fıstığı, özel olarak hazırlanmış, soya sosuna batırılarak yer fıstığının kavurulması ile oluşur. Soya Fıstığı Faydaları Nelerdir?Soya özü ve soya fıstığı, birbirinden değerli özellikleri ile sağlığımıza da faydası olan bir üründür. Soya fıstığının içerisinde Tamamen doğal bileşenler mevcuttur, içerisinde bakır bulunmaktadır ve bakır minerali, vücut dokusunun yenilenmesini, kemik yapısının güçlenmesini ve kanın pıhtılaşması gibi sağlık konularında önemli bir role sahiptir. Karaciğerin de iyileşmesine katkı da bulunan soya fıstığı, aynı zamanda insan vücudundaki proteini enerjiye dönüştür. Soya fıstığı, faydalarını ve enerji özelliğini içerisindeki bakır, magnezyum gibi minerallerden sosu ile kaplı olan bu fıstık sayesinde, insan vücudu bağışıklığı güçlenir. Demir minerali sayesinde ise çocuklar için tam bir beslenme bu fıstığın içinde fosfor bulunur. Fosfor, kemiklere ve dişlere iyi gelir ve diş ve kemik sağlığını korur. Dokuların onarılmasına yardımcı olurken hem çocukların büyümesi için gerekli olan proteini sağlanmasına yardımcı olur. Bağışıklık sistemini, kalp sağlığını olumlu yönde etkileyen soya fıstığı, bunların dışında diyabet hastalığını da engellemekte etkilidir. Konusunda da etkili olabilmektedir. Soya Fıstığı Zararları Nelerdir?İçerisinde bolca sodyum bulunduran soya fıstığı, kalp ve tansiyon hastalıkları için risk taşıyabilmektedir. Tuz tüketmemesi gereken kişiler bu fıstığı yememelidir. Soya ve fıstığa alerjisi olan kişilerde bu fıstığı yediklerinde alerjik reaksiyon yaşayabilirler. Böyle bir durumla karşılaştığınızda hekiminize başvurmanızı şiddetle tavsiye ederiz. Soya Fıstığı Kaç Kaloridir?1 Adet soya fıstığı 16 kaloridir. 5 Adet soya fıstığı ise 78 kaloridir. 1 Porsiyon soya fıstığı 62 kaloridir. Diyet yapmak isteyen bireyler listelerine gönül rahatlığı ile soya fıstığını ekleyebilirler. Hem doyurucu hem de yüksek proteinli olması açısından diyetinizin vazgeçilmezi olacak bir ürün haline gelecektir. Soya Fıstığı Kilo Aldırır Mı?Soya fıstığı kilo aldırır mı sorusu herkesin aklının bir köşesinde bulunmaktadır. Soya fıstığı kilo aldırmak yerine aksine kilo verdirmeye destek olan bir besindir. Yüksek protein içeriği nedeni ile kilo kaybına yardımcı olurken, metabolizmayı hızlandırır ve doygun hissetmenize sebep olur. Araştırmalara göre, soya proteini ile düşük kalorili bir diyet uygulayan insanlar, vücut yağında hayvansal protein içerek düşük kalorili bir diyet uygulayanlara göre daha fazla kilo kaybının yaşandığı görülmüştür.
Soya sosu, muhtemelen en iyi Asya yemeklerini tatmakla bilinse de, pirinçten mangalda pişirilen tavuklara kadar sayısız tabakayı mükemmel bir şekilde tamamlayan topraklı, tuzlu, hafif tatlı bir lezzete sahiptir. Tuzlu, ekşi, tatlı ve acıdan farklı olduğu için “beşinci tat” olarak bilinir. Ama sorun şu ki, soya sosu sağlıklı bir yiyecek değil. Çoğu marka, genetiği değiştirilmiş malzemelerle içerir. Soya sosu yıllar içinde önemli ölçüde değişti. Başlangıçta, 7. yüzyılda, soya fasulyelerini miso yapmak için fermente eden Japon aşçıları tarafından üretildi ve proses tamarisinde üretilen flavorful sıvı olarak adlandırıldı. Bugünün soya sosu orijinal versiyonuydu. Giderek artan popülerlik ve talep arttıkça, üreticiler shoyu olarak bilinen bir şey yapmak için yarım buğday ve yarım soya fasulyesi karışımı kullanmaya başladılar. Bu karışım, bugün satılan en popüler soya sosu çeşididir. Soya Sosu Zararları ve Tehlikeleri Nelerdir? Ne yazık ki, soya sosu, diğer alerjenlerle kontamine olmasının yanı sıra, buğday içeriği nedeniyle, “en kirli” soslardan biri olarak kabul edilir. Amerikalılar, sayısız çalışmanın soya tüketimini bir çok sağlık sorunuyla ilişkilendirmesine rağmen, rekor düzeyde soya ürünlerini tüketiyorlar. Doğu kültürlerinin bol miktarda soya ürünleri tükettiğini duymuş olabilirsiniz, ancak bu ülkelerdeki soya genellikle genetik olarak değiştirilmemiştir. ABD’de bu kesinlikle geçerli değil, burada soyanın yüzde 93’ü sadece genetik olarak değiştirilmiş değil, aynı zamanda bir dizi bilinmeyen bileşen içeriyor. Soya fasulyesi, vücudun endokrin sistemine müdahale eden hormon bozucu maddeler olarak hareket eden fitoöstrojenler içerir. Soya, bazı hayvan çalışmalarında meme kanseri tümörlerinin büyümesi ile ilişkilendirilmiştir ve ayrıca kalp hastalığı, alerjiler, erken ergenlik, beyin hasarı, osteoporoz ve hipertiroidizm ile bağlantılı olmuştur. Ve bu sadece bir başlangıç. Tüm baklagiller fitat içerir, ancak soya fasulyesi bununla dolu. Fermente olmayan soya ürünlerinden elde edilen fitat, kalsiyum, demir, çinko, magnezyum ve bakır gibi mineralleri sıkı bir şekilde bağlamak için gastrointestinal sistemde çalışır ve bu da osteoporoz ile bağlantılı birincil nedenlerden biridir. Pirit gerçekten meme kanseri önlemek için gerekli olan çinko, aşk bir aşk gibi görünüyor. Ayrıca yara iyileşmesini, protein sentezini, üreme sağlığını, sinir fonksiyonunu ve beyin gelişimini destekler. Baklagillerin çoğunda ve baklagillerin diğer çeşitlerinde ıslatmak, fitat içeriğinin çoğunu parçalamak için yeterlidir, ancak soya fasulyesi, fitat içeriğinin tüketim için uygun hale geldiği noktaya indirilmesi için fermantasyon işleminde salınan enzimlere ihtiyaç duyar. Soya sütü, edamame, soya unu, soya proteini izolatları ve soya fasulyesinden yapılan diğer ürünler de dahil olmak üzere tüm yiyecekler inanılmaz derecede yüksek bir fitat içerir. Sonra sindirim sorunları var. Bir şey yediğinizde, lipaz, amilaz ve proteaz gibi sindirim enzimleri sindirim sistemine salınır ve vücudun içine asimilasyon için serbest besleyicileri parçalara ayırır. Fermente olmayan soya fasülyesindeki enzim inhibitörlerinin yüksek içeriği bu prosese müdahale eder ve soya fasülyesinden elde edilen karbonhidrat ve proteinleri tam olarak sindirmek imkansız hale getirir. Gıdalar tamamen sindirilmemiş olduğunda, kalın bağırsaktaki bakteriler devir alır ve işi yapmaya çalışır, bu da şişkinlik, rahatsızlık ve gaz gibi sorunlara yol açabilir. Soya fasulyesi, tiroid hormonunun üretimini bloke edebilen ve hatta guatr oluşumuna yol açabilen maddeler olan yüksek miktarda goitrojen içermesi nedeniyle tiroidinizle de karışabilir. Ek olarak, tiroid üretimi düşük olduğunda, vücudunuzun ısı ve enerji seviyesinin de düşük olacağı ve hücrelerin oksijen eksikliğine neden olabileceği anlamına gelir. Soya sosu genellikle MSG’nin bir kaynağıdır, çocuklarınızda beyin gelişimi ve beyin göçü ve migren gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Üreticiler genellikle lezzet arttırmak veya ürün tuzluluğunu kontrol etmek için MSG gibi renklendirici ve kimyasal katkılar ekliyorlar. Geleneksel olarak ya da geleneksel soya fasulyesi fermanlarını doğal olarak uzun bir süre için yapıldığı gibi yapılmış değil. Daha sonra yararlı enzimleri korumak için işlenmemiş olur. Çoğu ticari üretici, doğal olarak oluşan glutamatları “MSG’ye çok benzeyen doğal olmayan bir glutamik asit biçimine dönüşen“ hızlı hidroliz ”olarak bilinen çok daha hızlı ve yüksek teknolojili bir süreç kullanır. Açıkçası, soya sosu dahil olmak üzere genel olarak soya, muhtemelen vücudunuza koymak istediğiniz bir şey değildir, ama Asya yemeği en sevdiğiniz şeyse ne yaparsınız? Vazgeçmek zorunda mısın? Tavsiye Son zamanlarda doğal olarak elde edilen ve sizlerinde evlerinizde rahatlıkla yapabileceğiniz Hindistan Cevizi Aminosu. İlerleyen zamanlarda Hindistan cevizi aminos ve yapımı hakkında bilgi vereceğiz.
soya soslu fıstık zararlı mı