🥌 Kadının Erkekle Konuşması Haram Mi
İslamda Kadının Yeri ve Önemi: 0: 1K: 26 Ara 2016: Müslüman Kadinin En Bereketlisi Mehiri Az Olanidir: Evlilik ve Aile: 0: 1K: 15 Ağu 2016: H: Müslüman Kadının Zırhı Olan Çarşafa Sahip Çıkalım! Tesettür: 0: 4K: 9 Ocak 2015: Çözüldü Musluman Kadının, Muşrik Kadının Yanında Tesetturü ve Peçeyle Namaz Kılınır mı
Şeyh Zekeriyyâ el-Ensârî ”Esne’l Metâlib Şerh Ravdatu’t Tâlib” adlı kitabında buyurdu ki: ”Kadının sesi haram değildir. Ancak bir kadının, sesini kişiyi zinaya çekmek için ya da herhangi bir harama çekmek için inceltip konuşması haramdır. Erkeğin de kadının sesini fitne için zevk alarak dinlemesi haramdır.”
Sorularlaİslamiyet'in 6 Aralık 2018 tarihli canlı yayınından alınmıştır.
Sual Müslüman kadının, kâfir kadınla tokalaşması caiz mi? CEVAP Zaruretsiz caiz olmaz. İhtiyaç olunca Hanbeli mezhebi taklit edilir. Sual: Bir erkek, evleneceği kızı daha iyi tanımak için konuşması haram mıdır? CEVAP Evlenmek için kız görmeye gidildiği zaman kıza bakmak ve konuşmak sünnettir, günah değildir.
Eğer kadının namahrem olan bir erkeğin yanında bulunması, hizmet etmesi ve konuşması haram olsaydı, nasıl olur da sahâbîler kendi hanımlarının Peygamber Efendimizin ﷺ ve diğer sahâbîlerin bulunduğu yerlere girmelerine müsaade ederlerdi ve nasıl olur da Peygamber Efendimiz buna susardı?
İsraSuresi Ayet 32. "Gerçekten Müminler Allah yanında bir başkasını ilah edinip ona kulluk etmezler. Ölümü hak edenler dışında, Allah'ın haram kıldığı cana kıymazlar. Zina etmezler. Bunları yapan günaha girmiş. olur ." Furkan Suresi ayet 68. Allah Resulü buyuruyor: "Allah kullarına manen yaklaşır, tövbe edenleri af
Kadının sesi mübah, masum ve masum olmasına karşılık hangi sebeplerden dolayı "avret" olur, yabancı erkeklerin dinlemesine "haram" olur. Ahzab Süresinin 32. ayet-i kerimesi bu husustaki ölçüyü Peygamber hanımlarının şahsında şöyle veriyor.
Bir erkeğin bir kadınla konuşması ise bazı yönlerden dikkat etmeyi gerektirir. Örneğin aşk, sevgi, gıybet, yalan ve şehevi hisleri uyandıran şeylerden olursa bu kesinlikle doğru değildir. Bu konuda kişinin evli veya bekar olması fark etmez. Evli birinin günahı ise daha fazla olur.
kadinkocanin kesin izin verecegi komsusuna kocasindan izin almadan gidebilir mi; kadinla erkegin esit olmadiklari konular; kadin namaz kilarken corap giymese namaz olur mu; kadin peygamber; kadin ucret mukabili yabanci bir erkegin yaninda calisabilir mi; kadin erkek esitligi bu konuyu islami bakis acisindan nasil degerlendirebilirsiniz; kadin
Görüşme sırasında hem erkek hem de kızın İslam’i örtünme koşullarına riayet etmesi şarttır. İslam’ın sevgili olmak günah mı sorusuna bakış açısı ve verdiği cevaplar bu şekilde olmakla birlikte haram olduğu konusunda kesin bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle bazı İslam alimleri tarafından günümüzde daha
Yabancı erkekle kadının birbiri arasında cilveli konuşması da Kur’an-ı Kerim’de yasaklanmıştır (Ahzab: 32). Malumdur ki misafirliklerde (veya iş yerinde) kadının dış elbisesiyle oturması çoğu kere sıkıcı olur. Bu bakımdan kadın, hem cinsleri arasında rahat bir ev içi elbisesiyle oturmak ve sohbet etmek durumundadır.
Kadının kayını ile tokalaşmasına gelince, eşinin erkek kardeşi kadın için nikâhı ebediyen haram olan mahremlerden değildir [Nur, 24/31]. Bu itibarla, kadının, eşin erkek kardeşi ile ister nişanlılık döneminde ister evlendikten sonra tokalaşması ve kimsenin bulunmadığı bir ortamda yalnız kalması caiz değildir .
BiQel. SORU Kadın sesi haram mıdır? Müslüman bir bayanın radyoda, televizyonda yayın yapmasının dinen hükmü nedir? Tarih 20 Ağustos 2009 CEVAP “Kadın sesi, ses olması hasebiyle haram değildir. Bu konuda Kur’ân-ı Kerim’de açık ve kesin bir nass bulunmamaktadır. Kadının, yabancı erkekle konuşurken sesini inceltmesi, kırıla döküle, edalı ve endamlı konuşması Ahzâb suresinin 32. âyet-i kerimesinde yasaklanmıştır. Bunun yasaklanışı ise bu sesin avret olduğundan değil, bu tür konuşmaların erkeklerde haram duygular uyandıracağı içindir. Büyük hadis âlimlerinden İbn Hacer ve Aynî’nin görüşü şöyledir “Zinaya düşme tehlikesinin olmaması fitne şartıyla, köle olmasalar da genç kızların şarkılarını dinlemek caizdir. Çünkü Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Câriyeteyn” hadisinde bunu engellememiş, aksine Hz. Ebubekir’in karşı çıkmasını engellemiştir.” İbn Hacer, Fethu’l-Bârî, c 5, s 115; Aynî, Umdetü’l-Kârî, c 5, s 370.
KADINLARIN ERKEKLERLE AYNI YERDE BULUNMALARININ HÜKMÜ Değerli Müslümanlar! ۞ قُلْ يَا اَهْلَ الْكِتَابِ لَا تَغْلُوا فِي دِينِكُمْ ۞ Manası De ki ”Ey Kitap Ehli! Hakkın dışına çıkarak dîninizde aşırıya gitmeyin.” El-Mâide 77 Bil ki ey kardeşim! Dinde aşırılığa gidip Allâh’ın helal kıldığını haram; haram kıldığını da helal kılmak caiz değildir. İmam en-Nesâi’nin rivayet ettiği Hadîs-i Şerîf’te Efendimiz Müzdelife’de İbn-i Abbâs’a buyurdu ki ”Bana bunun gibi küçük taşlar toplayınız. Sakın hakkın dışına çıkıp aşırılığa gitmeyiniz. Sizden öncekilerin bazıları aşırılığa kaçtıkları için helâk oldular.” Bayan ve erkeklerin bulundukları ortamlarda ayrı ayrı oturmaları elbette ki daha uygundur. Ancak bazı insanlar bunun dinde caiz olmasına rağmen, haksız olarak aşırılığa gidip, namahrem olan erkek ve bayanların, sayıları çok olsa dahi aynı ortamda bulunmalarının haram olduğunu söylüyorlar. Onlar Allâh’ın haram kılmadığını haram kılıyorlar. Erkek ve kadınların örtünmesi farz olan yerlerinin görünmemesine, aralarında halvet ve temas olmamasına rağmen bir arada olmaları haramdır diyorlar. Dînî bir delilleri olmamasına rağmen kendi hevâlarına tâbi oluyorlar. Alimler buyurdular ki Namahrem kadınların ve erkeklerin bir arada bulunmalarının hükmü iki kısımdır Vücutları birbirine temas etmeden bir arada bulunmaları haram değildir. Birbirlerine temas ederek oturmaları haramdır. İbn-i Hacer’in ”El-Fetâve’l Kubra” da beyan ettiği hüküm budur. Ayrıca Şeyh Ahmed bin Yahyâ da Mağrip alimlerinin ve fakihlerinin fetvâlarını topladığı ”El Mi’yâr” adlı eserinde bunu zikretmiştir. Bu alim hicretin 924. yılında vefât etmiştir. İmam Buhârî, Müslim, Tirmizî ve en-Nesâi’nin Ebû Hurayra’dan rivayet ettiklerine göre Bir kişi Peygamber Efendimiz’e misafir olarak geldi. Peygamber Efendimiz de hanımlarına haber göndererek yanında misafir olduğunu ve evde yiyecek bir şeylerin olup olmadığını sordu. Peygamber Efendimiz’in hanımları buyurdular ki ”Bizde yiyecek hiçbir şey yok, sadece suyumuz var.” Bunun üzerine Peygamber Efendimiz sahâbîlerine ”Benim misafirimi kim misafir edebilir?” diye buyurdu. Ensar’dan biri dedi ki ”Ben misafir ederim, ey Allâh’ın rasûlü.” O sahâbî misafiri alıp evine gitti. Eve vardığında hanımına ”Efendimizin misafirine ikrâm ediniz!” dedi. Hanımı dedi ki ”Elimizde bulunan yemek ancak çocuklarımıza yeter başka hiç yemeğimiz yok.” Kocası da ona ”Yemeği hazırla ve çocukları uyut! Sonra sanki yağ lambasını düzeltiyor gibi yapıp lambayı söndürürsün.” dedi ve misafirle birlikte oturup sanki yemek yiyorlarmış gibi tabak kaşık sesleri çıkarmaya başladılar. Peygamber Efendimiz’in misafirini doyurmak için hiçbir şey yemeden sofradan kalktılar ve çocuklarıyla beraber aç bir şekilde uyudular. Sabah olunca sahâbî misafir ile beraber Peygamber Efendimiz’in yanına geldiğinde Peygamber Efendimiz sahâbîye dedi ki ”Allâh dün akşam yaptığınız misafirperverlikten dolayı sizden razı oldu. Bunu Cebrâil vahiyle bildirdi.” Allâh-u Teâlâ şöyle buyurmuştur ۞ وَيُؤْثِرُونَ عَلٰى اَنْفُسِهِمْ وَلَوْ كَانَ بِهِمْ خَصَاصَةٌۜ وَمَنْ يُوقَ شُحَّ نَفْسِهِ فَاُو۬لٰئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَۚ ۞ Manası ”Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendileri son derece ihtiyaç içinde bulunsalar bile başkalarını kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden, hırsından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” El-Haşr 9 Âyet-i Kerîme’de mübârek sahâbîler yapmış oldukları bu hayırlı amelden dolayı müjdelendiler. Peki, bu sahâbîler bir sofra etrafında oturmadılar mı? Bir evin içinde beraber bulunmadılar mı? Haram bir şey yapmış olsalardı Allâh-u Teâlâ onlardan razı olur muydu? Onları Âyet-i Kerîme ile müjdeler miydi? Ayrıca hac ve umre ibadetini yaparken kadınlar ayrı erkekler ayrı bir şekilde mi ibadetlerini yapıyorlar? Camide teravih namazı ve diğer namazları beraber kılmıyor muyuz? Allâh rızâsı için tefekkür edelim. Allâh’ın ve Peygamber Efendimiz’in haram kılmadığı bir şeyi haram kılmayalım. Ve yine İmam Buhârî ”Sahîh”inde Sehl’den rivayet etti ki Ebû Useyd es-Saîdî evlendiğinde Peygamberimiz’i ve sahâbîlerini davet etti. Bu sahâbînin hanımı, yemek ve içecekleri hazırlayarak bizzat kendisi Peygamber Efendimiz’e ve sahâbîlere takdim etti. İbn Hacer ”Fethu’l Bârî”de dedi ki ”Kadının, kocasına ve onun misafirlerine hizmet edebileceğine dair fetvâlar vardır.” Eğer kadının namahrem olan bir erkeğin yanında bulunması, hizmet etmesi ve konuşması haram olsaydı, nasıl olur da sahâbîler kendi hanımlarının Peygamber Efendimiz’in ve diğer sahâbîlerin bulunduğu yerlere girmelerine müsade ederlerdi ve nasıl olur da Peygamber Efendimiz buna susardı? Müctehid İmam İbn Munzir ”El-Evsat” adlı kitabında şöyle bildirdi ”Enes buyurdu ki Ebû Mûsâ el-Eş’arî ile birlikteyken camide ikindi namazını kıldık ve namazı kıldıktan sonra dinlendik. El-Muğira bin Şu’be imam olarak kadın ve erkeklerin önünde namaz kılıyordu. Biz de ona tâbi olup namaz kıldık.” Eğer haram olmuş olsaydı sahâbîler bayanları camiye alır mıydı? Onlarla birlikte cemaat namazını birlikte kılar mıydı? İmam İbn-u Hibbân’ın ”El- İhsân bi Tertîb Sahîh İbn Hibbân” c. 3., s. 317 adlı kitabında Sehl Bin Sa’d’den rivayet ettiğine göre peygamberimiz kadınlara; sahâbîler secdeden kalkıp oturuşa geçmedikleri sürece secdeden kalkmamalarını emretmiştir. Eğer kadınlarla erkeklerin bir arada bulunması haram olsaydı Peygamber Efendimiz kadınların erkeklerle namaz kılmasına müsaade etmezdi. İşte zikredilen bu iki Hadîs-i Şerîf’ten anlaşılıyor ki kadınların ve erkeklerin arasında herhangi bir engel veya perde olmadan namaz kılmaları ve bir arada bulunmaları caizdir. Ancak vücutları birbirine temas eder halde bir arada bulunmaları haramdır. İmam Nevevî şerhinde buyurdu ki ”Namahrem olan kadın ve erkek tek başlarına halvet içinde olmadıkları sürece bir arada bulunmaları haram değildir.” İmam Nevevî’nin sözü, İbn-i Abbâs’ın Efendimiz’den bildirdiği Hadîs’inden alınmıştır. Hanımlar Efendimize biat ederken, Efendimiz onlara buyurdu ki mealen ”Sakın benim emrime karşı gelmeyiniz, bir erkekle tek başınıza halvet içerisinde bulunmayız.” Şeyh Zekeriyya el-Ensârî ”Er-Ravdatu’t Tâlib”inde buyurdu ki ”İki güvenilir kadın, namahrem olan bir erkekle bir arada bulunabilir. Bu haram değildir.” Mâlikî mezhebinden olan Muhammed Emir ”Haşiyetu’l Emîr ale’l Mecmu’” adlı kitabın 1. cildinin 215. sayfasında buyurdu ki ”Bir erkeğin namahrem olan iki kadın ile veya bir kadının namahrem olan iki erkek ile bir arada bulunması haram olan halvet değildir. Peygamberimizin haram kıldığı halvet durumu, bir kadın ile bir erkeğin görülmeyecek bir yerde yalnız kalmalarıdır.” İmam Tirmizî’nin rivayet ettiği bir Hadîs-i Şerîf’te Peygamber Efendimiz buyurdu ki mealen ”Namahrem olan kadın ve erkek halvet olduklarında yalnız kaldıklarında üçüncüleri şeytandır.” Aynı şekilde İmam Muslim, İbn-i Hibbân ve İmam Ahmed’in rivayet ettikleri bir Hadîs-i Şerîf’te Efendimiz buyurdu ki mealen ”Kocası yanında bulunmayan bir hanımı ziyaret etmek istediğinizde tek başınıza gitmeyiniz, bir veya iki erkekle gidiniz.” İmam Buhârî ”Sahîh”inin ”İki Bayram” adlı bölümde buyurdu ki ”Peygamber Efendimiz bayanlara bayram namazlarını kılmalarına izin verirdi. Kendisi Medîne’de bulunan ve kendi mescidine yakın olan mescidde iken kadınlar Efendimizin arkasında bayram namazını kılıyorlardı. Âdetli olan kadınlar ise mescidin dışında, orada hâsıl olan hayrı müşahede etmek için beklerlerdi. Bazı bayramlarda Peygamber Efendimiz ve Bilâl-i Habeşî de kadınlara vaaz verirlerdi.” Tabii ki kadın ve erkeklerin ayrı oturmaları daha uygundur, ama dînî kurallara uyulduğu sürece haram değildir. Biz hakkı beyan ettik. Akıllı olan kimse kendi hevâsına göre değil, Allâh’ın indirmiş olduğu hükümlere göre amel eder. Hidâyeti veren Allâh’tır.
Kategori Bayanlara Özel Sorular Açıklama Alışveriş esnasında kadınların erkekler ile konuşması caiz midir? Kadınların kendilerine mahrem olan kişilerle nasıl konuşması gerektiği açıklanıyor Müslüman bir bayanın alışveriş sırasındaki tutumu nasıl olmalıdır? Müslüman bir bayan hangi durumlarda erkekler ile konuşabilir? Resulullah sav kadınlarla konuşur muydu? Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına…
Ve söz söylemek icab ettiğinde, Şeriata uygun bilinen ve makbul şekilde, kalbinde fısk ve fucur hastalığı ahlaksızlık ve zina meyli olanları tama celp göz dikip çekmiyecek derecede söyleyin’ Yani;Ey Ezvacı Nebi!Ey Peygamber aileleri! Mümine kadınlar! Eğer siz emirleri yerine getirme ve haramlardan sakınmak suretiyle takva yolunu seçmek isterseniz size, mahrem olmayan bir kimse ile söz söyleşmek gerektiğinde sözünüzü yabancı erkeklere karşı ince ve latif surette tatlı söylemeyin ki, kalbinde kötülüğe meyil hastalığı olan kimseler sizin sözünüzden gördüğü letafet sebebiyle size meyletmesin ve şeran makbul olan sözü söyleyin. Lakin söylediğiniz söz fitneye sebep olmasın. Yani cazibeli, yabancı erkekleri şüpheye düşürecek bir halde, edalı ve naz ve istiğna ile söylemeyin Hakk bu ayette Ezvac-ı Mutahharatı ve Mümine kadınları günah işlemekten menettiği gibi, günah işlemenin başlangıcı sayılan hallerden dahi men etmiştir. Çünkü bir şeyin sebebinde o şeyin hükmü vardır. Bunun için bir günah nasıl haram ise, o günaha sebep dahi öylece bu ayet Ezvac-ı Mutahharat yani Peygamber Efendimizin mübarek aileleri, validelerimiz hakkında gönderilmişse de Cenab-ı Hakk bu ayetle bütün iman sahiplerinin kadınlarına da yabancı erkekler yanında söz söyleyip konuşmanın adabını beyan ettiği gibi, kadınların sesleri dahi namahrem olup, gerekmedikçe yabancı erkeklerle konuşmak caiz olmadığına işaretle Müslüman kadınlarına bir edep dersi duyguları tahrik eden şeylerden biri de sestir. Sesin rengi, bir kelimeyi telaffuz ederken sadanın aldığı makam belki aslında ehemmiyetli olmayan bir hadise fakat sevgi heyecanları üzerine inanılmayacak ölçüde tesirler sese ait fetişle, tapacak derecede aşırı şehvetler de vardır. Mesela bazıları kalın sesli kadınlardan çok hoşlanır. Erkeğin sesine vurulup çocukların ve aile ocağını terk edip kaçan sayısız kadınlar zinası, şehveti tahrik edici olan sesi dinlemektir. Onun için Cenab-ı Hakk yukarıda geçen ayet-i kerime ile kadınların sesleri namahrem olup, ihtiyaç olmadıkça yabancı erkeklerle söz söyleşmelerini yasaklamıştır. Hakikaten, sesin insan üzerinde büyük bir tesiri zaman gazetelerde okuduğumuz gibi barlarda, gazinolarda, radyo evlerinde, ahlaken düşük bazı güzel sesli kadınlar ses ticareti yapmaktır. Böylece imanı zayıf, şehveti galip erkekleri yoldan şeytani huylu kadınlar ise, gözlerine kestirdikleri erkeklerle önce sesle, telefonla kendilerini arz eder, sevdirirler, böylece ses zinaya basamak teşkil etmektir. Onun için her Müslüman erkek ve kadının Allah emirlerini tutup yasak ettiği şeylerden de sakınmaları icap bir ayet-i kerime de Cenab-ı HakAllah’a teslim olan erkekler ve teslim olan kadınlar, İslâm dinine iman eden erkekler ve iman eden kadınlar, taate devam eden erkekler ve taate devam eden kadınlar, dürüst erkekler ve dürüst kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevazi erkekler ve mütevazi kadınlar, hayır yolunda infak eden erkekler ve infak eden kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikreden erkekler ve çok zikreden kadınlar var ya, işte Allah onlara mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır Ahzab’35’Zamanımızın kadınları arasında yukarıda bahsedilen tesettür örtünme esaslarını tam olarak tatbik eden varsa da çok az kalmıştır ve gittikçe de azalmaktadır. Bir kısım kadınlarımız güya tesettür emrine uyarak örtünüyoruz zannederek başlarını örtse de, önden ve yandan saçlarının bir kısmını dar bir manto giyerek vücutlarını ve göğüslerini belli ederler. Ayaklarına hiç yok denecek derecede ince naylon çorap giyerek ağızlarını boyayıp, kokulanıp süslenerek dışarı çıkarlar. Halbuki onların bu durumları tam bir tesettür olmayıp günah ve vebalden bir kısım kadınlarımız ise, insanlık ve İslamlık kisvesinden görünümünden soyunup, haya perdesini yırtarak çıplak denecek derecede ince dar bir entari ile baş, kol ve bacaklar açık, her türlü süs, boya ve kokularla süslenip kendilerini aleme adeta teşhir edercesine açık olarak cadde ve sokaklarda gezerler… sinema, tiyatro, bar, gazino gibi şeytan yuvalarında nefis ve şehvetinin esiri, şeytanın kulu, sonu olmayan boş arzularının kurbanı olarak zevk ve eğlence öyle bir zavallı kimselerdir ki nereye gittiklerini, ne yaptıklarını, ne için yaratıldıklarını düşünemeyecek derecede akılları körelmiş, kulakları sağır, gözleri kör olmuş ve basiretleri kadınlar hakkında Peygamberimiz cehennemden iki zümre cehenneme girecek olanlardan iki grup var ki, bunları dünyada henüz görmedim. Birisi,sığır kuyrukları gibi kırbaçlar tutarak onlarla insanları döver azarlayıp işkence ederler. Diğer bir takımı, kadınlardır ki; gerçi giyinmişlerdir, fakat çıplak kadınları kendileri gibi yapmaya teşvik ederler. Bunların başları, içinde doldurdukları bezler ve saçlarla deve hörgüçlerine benzer. İşte bunlar ne cennete girerler, ne de pek uzak mesafeden intişar eden, rayihasını uzaklara yayılan kokusunu koklarlar’ bir hadis-i şeriflerinde;Dünyada bedenlerini hakkıyla tam olarak örtmeyecek şekilde giyinen kadınlar ahirette çıplak kalırlar buyurmuşturKaynak Osman Karabulut / İslam’da Evlilik Ve Mahremiyetleri / bkz 348-351
Sual Kadınların seslerini erkeklere duyurmaları haram mıdır?CEVAPKadınların, yabancı erkeklerle lüzumsuz yere konuşmaları, şarkı, hatta Kur’an, mevlid, ezan okuyarak seslerini erkeklere duyurmaları büyük günahtır; ancak, alış veriş gibi ihtiyaç olunca, fitneye sebep olmayacak şekilde, ihtiyaç kadar ciddi konuşmaları caizdir. Tergib-üs-salat, Hadika Bir âyet-i kerime meali Ey nebi hanımları, siz diğer kadınlar gibi değilsiniz. Allah’tan sakının, edalı, yumuşak konuşmayın, kalbi bozuk olan, ümide kapılır; hep ciddi konuşun! [Ahzab 32] Peygamber hanımları olan annelerimizin yumuşak konuşmaları caiz olmayınca, başka kadınların yumuşak konuşmaları nasıl caiz olabilir? Annelerimize kötü gözle bakan çıkabileceğine göre, diğer kadınlara kötü gözle bakan çıkmaz mı? Bir hadis-i şerif meali de şöyledirEy kadınlar, mahreminizle konuşun, namahremle konuşmayın! [Ramuz, İbni Said] Demek ki, ihtiyaçsız yabancı erkekle konuşmak caiz değildir. İhtiyaç olunca ihtiyaç kadar ciddi konuşmak caizdir. Cariyelerin şarkı söylemeleri, hür kadınlar için örnek gösterilemez. Hür kadın şarkı söyleyerek sesini duyuramaz. Bir hadis-i şerif meali şöyledir Şarkı söyleyen kadını dinlemek ve yüzüne bakmak haramdır. [Taberani] Hazret-i Ömer, mehrin azaltılmasını tavsiye edince, perde arkasından yaşlı bir kadın, Nisa suresinin, Bıraktığınız eşinize, yüklerle [altın mehir] vermiş de olsanız, ondan bir şey geri almayın mealindeki 20. âyetini okuyor; çünkü ihtiyar kadının sesi haram değildir. Genç kadın, yabancı erkeğe selam veremez, aksıran erkeğe bir şey söylemez ve kendine söylenince de cevap vermez. Hamevi Eşbah şerhi Kadınların seslerini erkeklere duyurması haramdır. Bazı âlimler, ihtiyaç zamanında, ihtiyaç kadar ve sert, ciddi konuşmaları caiz olup fazlası yine caiz olmaz buyurmuşlardır. Tezkiye-i ehli beyt Allahü teâlâ, kadının namahremle yumuşak sesle konuşmasını men ediyor. Mektubat-ı Rabbani 3/41 Kadınların, saçı, başı ve kolları açık sokağa çıkmaları ve yabancı erkeklerle lüzumsuz yere, konuşmaları, şarkı söyleyerek, hatta Kur’an, mevlit, ezan okuyarak seslerini erkeklere duyurmaları büyük günahtır. Ancak yabancı erkeklerle, alış veriş gibi, ihtiyaç olduğu zaman, fitneye sebep olmayacak şekilde, sert ve ciddi konuşmaları caizdir. Tergibüssalat, Hadika, S. Ebediyye İbni Abidin hazretleri de buyuruyor kiTercih edilen kavle göre kadının sesi avret değildir. Bahr’da Hilye’den naklen, En münasibi budur, Nehir’de ise, İtimada şayan budur denilmiştir. Bu kavlin zıttı kaviller de vardır. Nevazil’de, Kadının sesi avrettir. Onun Kur’an-ı kerimi kadından öğrenmesi daha makbuldür. Bundan dolayıdır ki, Peygamber aleyhisselam, Tesbih erkeklere, el çarpmak ise kadınlara mahsustur buyurmuştur. Kadının sesini erkeğin işitmesi doğru değildir deniliyor. Kâfi kitabında ise, Kadın aşikâre telbiye yapamaz; çünkü sesi avrettir denilmiştir. Yine Bahr’da bildirildiğine göre, Muhit’in ezan babında bu kavil tercih edilmiştir. Fetih kitabının sahibi diyor ki Bu kavle göre kadın namazda Kur’anı aşikâre okusa namazı bozulur, denilirse yerinde olur. Onun için Peygamber aleyhisselam, imamın yanıldığını bildirmek için kadının sesle tesbih getirmesini men etmiş; ona el çarpmayı söylemiştir. Burhan, Halebi, Münyet-ül-kebir şerhinde onu tasdik ettiği gibi İmdad kitabının sahibi de bu sözü kabul etmiştir. İmam-ı Ebul Abbas Kurtubi diyor ki Zekâsı kıt olanlar, biz kadının sesi avrettir demekle konuşmasını kastettiğimizi zannetmesinler! Bu anlayış doğru değildir. Biz yabancı erkeklerin ihtiyaç halinde kadınlarla konuşmasına caiz diyoruz. Yalnız, kadınların yüksek sesle konuşmalarını, seslerini uzatmalarını, yumuşatmalarını ve nağmeli okumalarını caiz görmüyoruz; çünkü bunlarda erkekleri kendilerine meylettirmek ve şehvetlerini harekete getirmek vardır. Kadının ezan okuması bundan dolayı caiz olmamıştır. Redd-ül muhtarDemek ki, kadının yabancı erkekle ihtiyaçsız konuşması caiz değildir. İhtiyaç olmasa da, yumuşak, cilveli konuşmazsa caiz olur denilemez. Erkeklerle lüzumsuz ciddi konuşmak caiz olsaydı, erkeklere ciddi şekilde selam vermeleri, erkekler aksırınca, onlara yerhamükellah demeleri, ezan ve ikamet okumaları da caiz olurdu. Şu kadar var ki, ihtiyaç olunca, ihtiyaç kadar ciddi konuşmaları caizdir, ihtiyaçsız caiz değildir. Bu inceliği iyi anlamalıdır. Aletsiz, çalgısız nağmeli sese sima [teganni] denir. Çalgı aleti ile birlikte olan insan sesine gına [müzik] denir. Gına haramdır. Çalgı ve kadın sesi, sima değil gınadır, haramdır. Dürr-ül-mearifİşte bundan dolayı, atalar, Para sesi, kadın sesi, su sesi demişlerdir. Kadın sesi gına olmasa, yani hoşa giden etkili bir ses olmasa böyle söylemezlerdi. Şair de diyor ki Dünya kurulalı etkili olmuş, Para sesi, kadın sesi, su sesi. Birçok işimizde yetkili olmuş, Para sesi, kadın sesi, su sesi. Dinde reforma doğruSual Gazetelerde okudum. Bir ilahiyat profesörü diyor ki Kadınların camide erkeklerle eşit muamele görmesi, camide kendilerine ferah, aydınlık ve güzel bir yer bulması kadının özgüveni için önemlidir. Erkekler kadınlara, kadınlar erkeklere vaaz verebilir. Bayanların okuduğu ilahiler daha duygulu ve etkili olur. Kur’an ve ezan okumasının, bunların erkekler tarafından dinlenmesinin hiçbir mahzuru yoktur. Arapların ataerkil, kadınları kıskanan, onları toplum hayatının dışına iten anlayış, Arap örfünün baskın hale gelmesi sonucudur. O kültürün yansıması sonucunda ikinci ve üçüncü asırda fıkıh kitaplarında kadınlara bazı yasaklar getirilmiştir. Artık dinin kendi çağımızın beklentilerine, ihtiyaçlarına, duyarlılıklarına bakarak kendi dindarlık tarzımızı kendimiz kurmamız, gerekli reformu yapmamız gerekir. Bir ilahiyatçının dini değiştirme, dinde reform yapma yetkisi var mıdır?CEVAPDini bildiren Allahü teâlâdır. Dinin sahibi Odur, değiştirme yetkisi Onundur. Kendi dindarlığımızı kendimiz kurmamız gerekir demek yeni bir din kurmak istemek olur. Yeni bir din kurabilirler ama adına Müslümanlık demeleri yanlış olur. İnsanların uydurduğu şeylere de din değil, dinsizlik denir. Tabiin devrindeki büyük âlimlere, mezhep imamlarına, onların yazdığı fıkıh kitaplarına saldırmak büyük cinayettir. Hiçbir Müslüman bunu yapamaz. Dinimize Arap örfü demek de çok yanlıştır. Dinin örf ile alakası yoktur. İslamiyet’i Allahü teâlâ bildirmiştir. Bütün toplumlar için, kıyamete kadar geçerlidir. Cariyeler saçlarını, kollarını açabilir, seslerini erkeklere duyurabilir. Cariyeyi örnek gösterip, hür kadınlara da bunlar mubah demek Müslümanlığı yıkmak olur. Kadın sesi avret midir?Sual Kadın sesi için, avrettir ve değildir şeklinde bildirilen farklı iki kavlin, ikisinin neticesi de aynı değil mi? CEVAPEvet, neticesi aynıdır. Kadın sesi avret değildir diyen âlimler diyorlar kiKadınların, alış veriş yaparken, şahitlikte bulunurken veya buna benzer diğer durumlarda erkeklerle konuşması caizdir. Ancak kadınların yüksek sesle konuşmaları, seslerini uzatmaları, yumuşatmaları, cilveli ve nağmeli okumaları caiz değildir; çünkü bunlarda, erkekleri kendilerine meylettirmek ve şehvetlerini harekete getirmek vardır. Kadının ezan okuması, hacda açıktan telbiye getirmesi, yine açıktan Kur’an ve mevlid okuması, yabancı erkeğe selam vermesi, selamını alması, aksıran erkeğe yerhamükellah demesi bundan dolayı caiz değildir. Redd-ül muhtar, Tergib-üs-salat, Hadika Kadın sesi avrettir diyen âlimler de aynı şeyi söylüyorlar. Bu âlimler, alış veriş yapmaları, şahitlikte bulunmaları gibi işlerde erkeklerle konuşmaları, bir ihtiyaçtan dolayı caizdir derken, öteki âlimler, bu işler kadının sesinin avret olmadığı için caizdir diyorlar. Her iki taraf da alış verişte, şahitlikte ve benzeri işlerde erkeklerle konuşmanın caiz olduğunu bildiriyorlar. Birinci taraf, kadının sesi avret olmadığı için bunlar caizdir derken, öteki âlimler, ihtiyaç olduğu için caizdir diyor. Verilen cevazlar aynı; fakat cevaz veriliş sebepleri, gerekçeleri farklıdır. Müslüman için önemli olan hükümdür. Gerekçenin delillerini bilmek şart değildir; fakat hükmü bilmek ve ona göre hareket etmek şarttır. Kadın, yumuşak olmasa da, ihtiyaçsız yabancı erkekle konuşamaz, selam bile veremez. Âlimler şu konuda birleşiyorlarKadınların yabancı erkeklerle ihtiyaçsız konuşmaları caiz değildir. İhtiyaç olunca da, ancak ihtiyaç kadar ve ciddi konuşmaları caizdir.
kadının erkekle konuşması haram mi