🦧 Sadaka Ile Ilgili Ayet Ve Hadisler
Sd9f. Aşağıda sadaka ile ilgili ayetler ve hadisler kısaca olarak ele alacağız. Sadaka her nevi güzel ve yararlı iş olarak bilinmektedir. Sadaka maddi ve manevi olarak gerçekleştirilmektedir. Maddi yardımlar ayni ya da nakdi olarak sadaka olabileceği gibi manevi destekler de sadaka yerine geçmektedir. Sadaka vermek iyi bir davranıştır. Bu nedenle sadaka vermek salih ameller arasında yer almaktadır. Sadaka ile ilgili ayetler ve hadisler şu şekildedir “Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel! Fakat onları gizleyerek fakirlere verirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızdan bir kısmına da keffaret olur. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” Bakara Suresi 271 “Her meşrû ve güzel iş sadakadır.” Buhârî, Edeb 33; Müslim, Zekât 53
Sadaka, Allah'ın rızasını ve hoşnutluğunu kazanmak amacıyla ihtiyaç sahiplerine yapılan yardımları ifade eder. Kur'an-ı Kerim, kişinin elde ettiği malın kendi başarısına ait olmadığını, bunların gerçek sahibinin Allah olduğunu vurgulamış ve "imtihan" amacıyla bir lütuf, bir emanet olarak kişiye verildiğini hatırlatmıştır. Pek çok ayet ve hadis, müminlerin malında fakir ve ihtiyaç sahipleri için pay olduğundan bahsetmiştir. Zengin ya da fakir herkesin sadaka vermek ile yükümlüğü olduğunu bildiren Peygamberimizin sadaka ile ilgili hadislerini derledik. Giriş Tarihi 1341 Güncelleme Tarihi 1530 Sesli dinlemek için tıklayınız. 1 30 🔸 Ebû Mâlik el-Hâris bin Âsım el-Eş'arî'den ra rivayet edildiğine göre Resulullah sav şöyle buyurmuştur Temizlik imanın yarısıdır. Elhamdülillah sözü, mizanı doldurur. Sübhânallâhi ve'l-hamdülillâhi ifadeleri de yerle gök arasını doldurur. Namaz, nurdur. Sadaka samimiyete delildir. Sabır, aydınlıktır. Kur'an, senin lehine yahut aleyhine hüccettir. Herkes sabaha çıkar ve gün boyu yaptıklarıyla âdeta nefsini satarak ya kazanır yahut kaybeder. Müslim, Tahâret, 1 2 30 🔸 Câbir'den ra rivayet edildiğine göre Resûlullah sav şöyle demiştir Herhangi bir Müslümanın diktiği ağaçtan yenen, çalınan ve alınan şey, o ağacı diken kimse için sadakadır. Müslim, Müsâkât, 7 x 🔍 İbadet ile ilgili 25 hadis 3 30 🔸 Ebû Hüreyre ra anlatıyor Peygamber'e sav bir adam geldi ve "Ya Resûlullah, hangi sadakanın sevabı daha çoktur" dedi. Peygamber de "Sağlıklı iken, cimriliğin üzerindeyken yoksul düşmekten korktuğun, zengin olmayı umduğun zamanda verdiğin sadakanın sevabı çoktur. Yoksa vermeyi ihmal edip de can boğaza geldikten sonra, "Filana bu kadar, filancaya da şu kadar olsun." demende bir fayda yoktur. Zaten o mal, onların olmuştur" buyurdu. Buhârî, Zekât, 11; Müslim, Zekât, 92 4 30 🔸 Bedir Savaşı'na katılan Ebû Mes'ûd Ukbe bin Amr el-Ensârî ra anlatıyor Sadaka ayeti nazil olunca biz de sadaka verebilmek için hamallık yapıp sırtımızda yük taşımaya başladık. Bir gün bir adam geldi ve o kadar çok sadaka verdi ki, bazıları "gösteriş yapıyor" dediler. Başka biri geldi, bir sâ miktarı hurma verdi. Onun için de "Allah'ın bunun bir sâ hurmasına ihtiyacı yok." dediler. Bunun üzerine, "Sadakalar hususunda gönüllü bağışta bulunan müminlerle, güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya…" mealindeki ayet indi. Buhârî, Zekât, 10; Müslim, Zekât, 72 x Tevbe, 9/79
AYET-İ KERİMELER Muhammed / 21. Onların vazifesi itaat ve güzel sözdür. İş ciddiye bindiği zaman Allah’a sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu. Ahzab / 23. Müminler içinde Allah’a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimi de şehitliği beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde sözlerini değiştirmemişlerdir. Ahzab / 24. Çünkü Allah sadâkat gösterenleri sadâkatları sebebiyle mükâfatlandıracak, münafıklara -dilerse- azap edecek yahut da tevbe ederlerse tevbelerini kabul edecektir. Şüphesiz Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. HADİS-i ŞERİF * Hazreti Enes radıyallahu anh anlatıyor “Biz şu ayeti amcam Enes İbnu’n-Nadr hakkında indi biliyorduk. meâlen “Mü’minler içinde Allah’a verdikleri sözde sadakat gösteren nice erler var. İşte onların kimi adağını ödedi, kimi de bunu bekliyor. Onlar hiçbir suretle ahidlerini değiştirmediler.” Ahzâb 23. * Hazreti Aişe radıyallahu anha anlatıyor “Ebu Bekr Radıyallahu anh, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın yanına girmişti. Aleyhissalatu vesselam “Müjde. Ey Ebu Bekr! Sen Allah’ın ateşten azad ettiği kimsesin!” buyurdular. İşte o günden itibaren Hz. Ebu Bekr, Atik azadlı diye isimlendirildi.” * Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Cebrail aleyhisselâm yanıma gelerek elimden tuttu ve bana ümmetimin gireceği cennet kapısını gösterdi.” Hazreti Ebu Bekr atılıp “Ey Allah’ın Resulü! Ben o sırada seninle olmayı ne kadar isterdim, ta ki ona ben de bakayım!” dedi. Aleyhissalatu vesselam “Ey Ebu Bekr, ümmetimden cennete ilk girecek kimse olman sana yetmez mi!” karşılığında bulundular.” * Yine Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki”Nezdimizde bir eliihsanı bulunan hiç kimse yoktur ki, o ihsan sebebiyle biz ona misliyle veya daha fazlasıyla karşılıkta bulunmayalım. Ancak Ebu Bekr bundan hariç. Çünkü, onun nezdimizde yardım varsa da, onun karşılığını Kıyamet günü ona Allah verecektir. Bana Ebu Bekr’in malı kadar kimsenin malı faydalı olmadı. Benim müslüman olmasını teklif ettiğim herkesten bir zorluk gördüm, Ebu Bekr hariç. Zira o teklifim karşısında hiç tereddüd etmeden kabul etti. Eğer kendime bir dost halil ittihaz etseydim, mutlaka Ebu Bekr’i dost edinirdim. Haberiniz olsun, arkadaşınız Allah Teâla’nın dostu halilullah’tır.” * Ebu Sa’id radıyallahu anh anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir gün halka hitap ederek buyurdular ki “Allah Teâla Hazretleri bir kulunu, dünya ile nezdindekini tercihte muhayyer bıraktı. O kul, Allah’ın nezdindekini tercih etti.” Bu söz üzerine Hz. Ebu Bekr ağlamaya başladı. Biz, Aleyhissalatu vesselam’ın, Allah tarafından muhayyer bırakılan bir kul hakkında verdiği haber sebebiyle onun ağlamasına hayret ettik. Meğer, muhayyer bırakılan o kul Aleyhissalatu vesselam’ın kendisi imiş. Meğer bunu en iyi anlayan da aramızda Ebu Bekr imiş. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Sohbetiyle olsun malıyla olsun bana en ziyade ikramda bulunan Ebu Bekr’dir. Eğer, ben Rabbimden başkasını halil dost tutacak olsaydım, mutlaka Ebu Bekr’i halil edinirdim. Allah arkadaşınızı kendine halil kıldı. Ancak aramızda İslam kardeşliği ve İslam muhabbeti var bu efdaldir. Mescide açılan hususi hiçbir kapı bırakılmayıp, hepsi kapatılacak, sadece Ebu Bekr’in kapısı açık bırakılacak.” * Ebu’d-Derda radıyallahu anh anlatıyor “Ben Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın yanında oturuyordum. Derken, Ebu Bekr radıyallahu anh elbisesinin eteğini tutarak çıkageldi. Öyle ki, dizleri açılmış durumdaydı. Aleyhissalatu vesselam onu bu halde görür görmez “Arkadaşınız biriyle çekişmiş olmalı!” buyurdular. Ebu Bekr selam verdi ve “Ey Allah’ın Rasûlü! Benimle İbnu’l-Hattab arasında bir şey tatsızlık oldu. Üzerine yürüdüm, sonra da pişman oldum. Beni affetmesini taleb ettim, kabul etmedi. Bunun üzerine sana geldim!” dedi. Aleyhissalatu vesselam da “Ey Ebu Bekr! Allah sana mağfiret etsin!” buyurdu ve bunu üç kere tekrar etti. Sonra da Ömer radıyallahu anh, davranışından pişman oldu. Ebu bekr radıyallahu anh’ın evine gitti ve “Ebu Bekr evde mi?” diye sordu. “Hayır!” cevabını alınca, o da doğru Aleyhissalatu vesselâm’ın yanına geldi ve selam verdi Aleyhissalatu vesselam’ın yüzü öfkeden renk renk olmaya başladı. Bu hal, Hz. Ebu Bekr radıyallah’ı korkuttu. derhal diz çökerek “Ey Allah’ın Resûlü! Bu meselede hata benim, ben zulmettim!” dedi. Aleyhissalatu vesselam hepimize “Allah beni size peygamber olarak gönderdi. Size tebliğ ettiğim zaman hepiniz bana”Sen yalancısın” dediniz. Ebu Bekr ise “Doğru söyledin” dedi ve bana canıyla, malıyla yardımcı oldu. Siz arkadaşımı bana bırakırsınız değil mi?” buyurdular ve iki veya üç kere, bu sözü tekrar ettiler.” Ebu’d-Derda der ki “Bundan sonra, Resûlullah’ın hatırı için Ebu Bekr’e hiç eziyet edilmedi.” Sadakat, feragat ve fedakarlıkla ifadesini bulur. Allah’ı ve Resûlullah’ı kendi arzu ve isteklerine tercih etmekle tezahür eder. İlkler ve onları takip edenler nefsî arzularını ve behimî isteklerini Allah ve Resûlü için terkederek, sadakatı ve sıddıkiyeti temsil etmişlerdi. Onları takip edip bu yeni bezmde peşleri sıra gidecek olanlar da, kıyamete kadar o vasıfları taşıyacak olan “Sadıklar ve sıddıklar cemaâti”dir. Allah Resûlü’nün çevresinde halenenen o mümtaz cemaatin baş ünvanları Sadakattır. Sadık, derin ve yorucu meselelerle iştigal etmese de, Allah’ı, Resûl’ünü ve Ehlullah’ı ile kâlbi münasebetini bir an bile aksatmaz, Nefsî hazlarını, annesi, babası, eş ve evladı gibi bütün sevdiklerini Allah ve Resûlü’nden üstün tutmaz. Allah’ın rızası ve Resûlullah’ın bir anlık bakışını, şeyhinin bir nazarını cihanlara bedel bilir; malını, mülkünü ve herşeyini O’nlara mukabil feda eder. Nazarında, Allah’a ve Resûlü’ne ait olmayan şeylerin kıymeti yoktur. Sessizdir, durgundur, hakkında methiyeler yazılmamıştır ama derunu ummanlar gibidir. Sabır ve sadakat ancak imtihanlarla belli olur. Her türlü imtihan karşısında, Hakk kapısından ayrılmayanlar ve orada kalmaya kararlı olanlar ve kapının her açılıp kapanışında, başı kapının eşiğinde bekleyenler bu imtihanı kazanmış olacaklardır. Az bir sıkıntı ile yol-yön değiştirip, kapının önünden ayrılanlar da kaybetmiş olacaklardır. SAHABİDEN SADAKAT ÖRNEKLERİ Hazreti Hubeyb Mekke’de şehit edilmek üzere iken müşriklerin kendisine -“Ne dersin, Şimdi O peygamber burada olsa idi de, senin yerine O’nu öldükse idik olmaz mı idi?” Tüyler ürpertici bu teklife karşı -“O’nun benim yerime öldürülmesi şöyle dursun, O’nun ayağına bir diken batacaksa, O’nun yerine benim gibi binlerce Hubeyb feda olsun” demişti ve sadakatini göstermişti. Hazreti Sa’d bin Rebi uhudda şehit olarak vefat etmek üzere iken, Allah Resulünden selam getirip halini soran sahabiye , ölüm heyecanı taşıdığı o demlerde; cemaatime git söyle -“Eğer göz açıp kapayıncaya kadar nefesleri olur da bu müddet zarfında Allah Resulüne her hangi bir şey olursa ahirette iki elim yakalarındadır” vasiyetinde bulunuyor ve sadakatini gösteriyordu. Uhud da Allah Resulü Sallallahu aleyhi ve sellem’in dişinin kırıldığını duyan bir sahabi, bir kenara çekilmiş, eline bir taş almış “Resulallah’ın dişinin kırıldığı bir dünyada ben diş taşıyamam” diyerek bütün dişlerini kırmıştı. …Her türlü değer ölçüsünün sarsıldığı zamanımızda, insanımızın işbu sadakat meselesine ne kadar da çok ihtiyacı var. SULTAN’IN SÖZÜ Gazneli Mahmut, vezirleri ve Devletin ileri gelenleri ile birlikte otururken cebinden kıymetli bir mücevher çıkardı. Vezirlerinden birine verdi – Değeri nedir? diye sordu. Vezir eline aldı, inceledi. – Yüz deve yükü altın eder, dedi. Sultan Mahmut – Onu kır, dedi. Vezir – Efendim, bunu kırmak size ve hazinenize zarar vermektir. Size nasıl kötülük yaparım? dedi. Sultan Mahmut, ona ihsanlarda bulundu. Aynı şeyi bir kaç İleri gelen kişi ile daha denedi. Hemen hemen aynı cevapları veriyorlar, o da onlara ihsanda bulunuyordu. Sonunda sadık bendesi Eyaz’ı çağırıp – Kır bunu, dedi. Eyaz hiç tereddüt etmeden mücevheri paramparça etti. Etraftakiler acıdılar – Ey Eyaz, bu padişaha ihanettir, dediler. Eyaz -Padişaha gerçek bir sevgi İle bağlı olan için, onun emir ve arzusundan daha kıymetli bir şey olamaz, cevabını verdi. Bazıları, hikmetini aramak düşüncesi ile değil, kendilerine olan faydasını öğrenmek merakı ile, “Allah bunu niye emretti, şu faydaları mı var?”diyip duruyorlar. Halbuki, Sultanın emri, o emre karşı edep, bütün hikmetlerin ve faydaların ötesindedir. Ne yazık ki, günümüzün bencil insanı, dinde bile, evvela Onun arzusunu değil kendi menfaatlerini arıyor. Çarkedip durma öyle, maksûda eremezsin; Yerinde kalmayınca, meyveyi deremezsin! Varan sebâtla vardı, gidip menzile erdi, Sen sebât etmeyince, dost yüzü göremezsin! Yollar uzun ve yaman, yolcuya azık îmân, İnançla gerilmezsen, Cennet’e giremezsin.
Aşağıda sadaka ile ilgili hadisler ve ayetler kısaca olarak ele alacağız. Sadaka vermek, iktisadi bir dengenin toplum içinde oluşmasını sağlar. Sadaka vermenin maddi ve manevi boyutları bulunmaktadır. İslam dini de sadaka ile Müslümanların birbirleriyle yardımlaşmasını dile getirmektedir. Bir toplumda maddi unsurların yerli yerinde olması için sadaka ayrıca bir denge unsuru olmaktadır. Sadaka ile ilgili birçok ayet ve hadis bulunmaktadır. Bu da sadakanın teşvik edilmesi anlamına gelmektedir. Ayrıca sadaka sadece maddi bir karşılık değildir. Sadaka manevi olarak da meydana gelebilir. Gülümsemenin bile sadaka olduğu rivayetleri bulunmaktadır. Sadaka ile ilgili hadisler ve ayetler şu şekildedir “İnfak et, sayıp durma, sana da sayı ile verilir, fazlalık malını ve paranı muhtaç kimselerden esirgeme, senin de rızkın engelenir.”- Buhari, Müslim “Allah’a ve ahiret gününe inanarak Allah’ın kendilerine verdiği rızıktan infak etselerdi, aleyhlerine mi olurdu? Allah, onları iyi bilendir.” Nisa 39
Sadaka ile ilgili hadisler Yüce Allah cc. Hazretlerinin izniyle Sadaka vermek insanları türlü belalardan korur, bir tebessüm bile sadakadır ki; insanlara aşağıda Peygamber sav. efendimizin hadislerinde geçen bir çok yararı olacaktır. Konumuzda Resulullah sav’in sadaka hakkında bulabildiğimiz hadislerini aşağıya sıralamaya çalıştık. Çok değerli hadislerin hayatımıza yön vermesi dileklerimizle. / Türkiye’nin en geniş Güzel sözler, ayetler, hadisler ve atasözleri platformu Sadaka ile ilgili Hadisler En faziletli sadaka, aç bir karnı doyurmandır. Beyhaki, Şuabü’l-İman Sadaka kötü ölüme mani olur. Ahmet Müsned Gizli sadaka, Rabbin gazabını söndürür. Sünen-i Tirmizi Sadaka veya zekat bir mala karışırsa, mutlaka onu bozar. Yani sadaka veya zekat bir malın içerisinden ayrılmaz, bilakis içerisinde bırakılırsa; o malı helak eder. Bezzar Sadaka vermekle mal eksilmez, affedenin Allahü Teala ancak şerefini artırır. Allah Rızası için mütevazi olan kimseyi muhakkak Allahü Teala yükseltir. Sahih-i Müslim Kıyamet günü hesabı görülünceye kadar herkes sadakasının gölgesinde olacaktır. Sahih-i İbn-i Hibban Birinizin ipini alıp dağa giderek odun toplaması, satıp yemesi ve sadaka vermesi, insanlardan istemesinden elbette hayırlıdır. Müttefekun aleyh Sahih-i Buhari ve Müslim Üzüntüleri ve sıkıntıları sadakalarla telafi ediniz. Böyle yaparsanız Allah sizin sıkıntılarınızı giderir, düşmanlarınıza karşı size yardım eder, şiddet ve sıkıntı anında ayaklarınıza sabit kılar. Müslüman bir kimse sevabını Allah’tan ümit ederek ailesinin ihtiyaçlarına harcarsa bu onun için sadaka olur. Müttefekun aleyh Sahih-i Buhari ve Müslim En faziletli sadaka bir müslümanın ilim öğrenmesi, sonra da onu Müslüman kardeşine öğretmesidir. Sünen-i İbn-i Mace Mirac gecesi cennetin bir kapısında, Sadaka vermenin bire on misli sevabı, borç vermenin ise bire on sekiz misli sevabı vardır.’ Diye yazılmış olduğunu gördüm. Sünen-i İbn-i Mace Kişinin hayatında iken bir dirhem az bir para sadaka vermesi, ölümü anında ölmek üzere iken yüz dinar altın lira sadaka vermesinden hayırlıdır. Sünen-i Ebu Davud Mallarınızı zekatla koruyunuz, hastalarınızı sadaka ile tedavi ediniz, belaları da dua ile karşılayınız. Beyhaki, Şuabü’l-İman Sadakanın en faziletli olanı Ramazanda Ramazan ayında verilendir. Feyzü’l-Kadir Sadaka, suyun ateşi söndürdüğü gibi hataları siler. Sünen-i Tirmizi İsraf ve kibir karıştırmadan yiyiniz, içiniz, sadaka veriniz ve giyininiz. Sünen-i İbn-i Mace Bir hurma tanesi de olsa, sadaka olarak verin; çünkü o, az da olsa açlığı dindirir ve suyun ateşi söndürdüğü gibi günahları yok eder. İbni Mübarek Hastalarınızı sadakayla tedavi edin. Sadaka, her hastalığı ve belayı defeder. Beyheki Gizli açık çok sadaka verin ki, rızkınız bollaşsın, yardıma mazhar olun ve duanız kabul edilsin. İbni Mace İlmi olan ilminden, malı olan malından sadaka versin. İbni Sünni İyilik ömrü artırır, sadaka günahları giderir ve kötü ölümden korur. Taberani Sadaka kibri yok eder. Tirmizi Sadaka verenin rızkı artar ve duası kabul olur. İbni Mace Sadaka vermeye engel olana, lanet olsun. Isfahanı Sadaka, kabir azabından korur. Kıyamette de himaye altına alır. Beyheki Sıkıntılarınızı sadakayla önleyin. Deylemi Suyun ateşi söndürdüğü gibi, sadaka da günahları yok eder. Tirmizi Sadaka vermekle mal eksilmez. O halde sadaka verin! İ. Ahmed Sadaka malı artırır. Öyleyse sadaka verin. İbni Ebiddünya Sadaka 70 çeşit belayı önler. Bunların en hafifi cüzzam ve barastır. Hatib Sadaka şeytanın belini kırar. Deylemi Sadaka ile ilgili hadisler resimli Sıkıntılarınızı sadakayla önleyin. Deylemi Gizli verilen sadaka, Allah’ın gazabını söndürür. Beyheki Sırf Allah rızası için sadaka verene, kıyamette Allahü teâlâ, “Ey kulum, sen benim rızamı gözettin, ben de seni hakir etmem ve vücudunu Cehenneme haram kılarım. Haydi, Cennete istediğin kapıdan gir” buyurur. Deylemi Az da olsa sadaka verin. Parayı saklayıp vermeyene, Allah da ihsanını keser. Müslim Rızkının bol olmasını isteyen sadaka versin. Deylemi Sadaka vererek rızkınızı bollaştırın. Beyheki Sadaka malı çoğaltır. İbni Adiy Sadaka vermede acele edin; çünkü bela, sadakayı geçemez. Taberani, Beyheki Sadaka verin. Çünkü sadaka Cehennemden kurtuluşunuza sebep olur. Taberani Bir hurma tanesi de olsa, sadaka olarak verin; çünkü o, az da olsa açlığı dindirir ve suyun ateşi söndürdüğü gibi günahları yok eder. İbni Mübarek Güne başlarken sadaka vermek, felaketleri önler. Deylemi Sadaka, nafile oruç tutmaktan daha faziletlidir. Beyheki Sevabı Müslüman ana babasına niyet edilerek verilen sadakanın sevabı, onlara da gider, kendi sevabından da bir şey eksilmez. Taberani Sadaka olarak verilen bir parça ekmek, Allah katında Uhud dağı kadar büyür. Taberani Sadaka ile ilgili hadisler konumuzdan sonra sitemizde mevcut sadaka ile ilgili konularımıza aşağıdaki linklerden kolaylıkla ulaşabilirsiniz… Semih YAŞAR Fıtır sadakası ile ilgili hadisler Sadaka ile ilgili ayetler Yirmibin Altın Sadaka ile ilgili hikaye Sadaka ile ilgili sözler Sadaka ile ilgili atasözleri
sadaka ile ilgili ayet ve hadisler